İnsanlık tarihinin dev bilmecesi çözülüyor: Neandertallerin beslenme sırrındaki ‘mamut’ detayı

Haber gorseli

Antik kemik ve kolajen kalıntılarında yapılan izotop analizleri, bu insansı türün besin zincirinde kurt ve sırtlan gibi apex (süper) yırtıcıların dahi üzerinde bir konumda yer aldığını gösteriyor. Ancak modern insan biyolojisinin aşırı yağsız protein tüketimi karşısında gösterdiği ölümcül reaksiyonlar, Neandertallerin nasıl bir diyetle hayatta kaldığı sorusunu dev bir bilmeceye dönüştürüyordu. American Journal of Biological Anthropology dergisinde yayımlanan son araştırma, bu “trofik anomali” tartışmasına yeni bir boyut kazandırdı.

BİYOLOJİK SINIRLARI ZORLAYAN YÜKSEK AZOT DEĞERLERİ

Arkeolojik bulgularda, etçil beslenmenin temel göstergesi sayılan Azot-15 izotop oranları incelendiğinde şaşırtıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Bölgedeki boz kurt ve benekli sırtlan gibi baskın etçillerin kemiklerinde bu oran yüzde 8 civarındayken, Neandertallerde yüzde 12 ila 14 seviyelerine kadar yükseliyor.

Ancak tıbbi gerçekler, bir insanın günde 300 gramdan fazla yağsız protein tüketmesi durumunda, yetersiz yağ ve karbonhidrat alımına bağlı olarak “tavşan zehirlenmesi” (protein zehirlenmesi) adı verilen fatal bir metabolik kriz yaşayacağını gösteriyor. Neandertallerin bu kadar yüksek oranda eti zehirlenmeden nasıl tükettiği ve kemiklerdeki devasa azot birikiminin kaynağı, bilim insanlarını farklı teorilere yöneltmişti.

‘KURTÇUK DİYETİ’ TEORİSİ MATEMATİKSEL OLARAK ÇÖKTÜ

Geçmiş dönemlerde ortaya atılan teorilerden biri, Neandertallerin çürüyen hayvan leşlerinden elde edilen ve bünyesinde yüksek miktarda azot biriktiren böcek larvalarını (kurtçukları) tükettiği yönündeydi. Bilim insanları, bu yüksek izotop değerlerinin doğrudan etten değil, bu larvalardan geçmiş olabileceğini savunuyordu.

İspanya’daki Almería Üniversitesi’nden araştırmacı José Luis Guil-Guerrero tarafından yürütülen yeni çalışmada yapılan simülasyonlar ve matematiksel modellemeler ise bu teoriyi çürüttü. Hesaplamalara göre, Neandertallerin kemiklerindeki azot seviyesine ulaşabilmesi için günlük diyetlerinin en az yüzde 40 ila 100’ünün sadece böcek larvalarından oluşması gerekiyordu. Hatta bazı örneklerde gerekli larva oranının yüzde 100’ü aştığı saptandı. Araştırmacı Guil-Guerrero, böylesi bir tüketim oranının ekolojik ve mantıksal açıdan imkansız olduğunu belirterek larva hipotezinin geçerliliğini kaybettiğini vurguladı.

DEV MEGAFAUNA AVCILIĞI YENİDEN ANA GÜNDEM MADDESİ

Kurtçuk teorisinin elenmesinin ardından bilim insanları, Neandertallerin besin zincirindeki bu aşırı yükselişini dev kara memelilerine, özellikle de mamutlara bağlayan ana hipoteze geri döndü. Yüksek azot ve yağ oranına sahip olan mamut etinin düzenli tüketimi, Neandertallerin hem metabolik protein zehirlenmesinden korunmasını hem de kemiklerinde bu izotopik izlerin kalmasını açıklayan en makul gerekçe olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte uzmanlar, tek bir beslenme modelinin tüm coğrafyalardaki Neandertal toplulukları için geçerli sayılamayacağının altını çiziyor. Bölgesel iklim koşulları, kuraklık ve fizyolojik stres faktörlerinin de bu kimyasal tablonun oluşmasında rol oynayabileceği belirtiliyor. Bilim insanları, insan soydaşlarımızın gizemli yaşam mücadelelerini tamamen gün yüzüne çıkarabilmek adına bölgesel çevre koşullarını kapsayan geniş çaplı araştırmalarını sürdürüyor.

yok

Author: Ece Kurt