Elazığ’da Maden Çıkarma Faaliyetleri ve Çevresel Etkileri: SİT Alanları ve Tarım Havzaları Tehdit Altında

Elazığ’da Maden Çıkarma Faaliyetleri ve Çevresel Etkileri: SİT Alanları ve Tarım Havzaları Tehdit Altında

Elazığ, 2022 yılında gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük maden ihalesi olarak değerlendirilen bakır madeni ile yeniden gündemde. Cengiz Holding’e bağlı Port Madencilik Ticaret A.Ş., bu sahayı 2 milyar 205 milyon TL bedelle satın aldı ve buradan çıkarılacak madenin Gezin Tren İstasyonu üzerinden taşınması planlanıyor. Fakat, bu projeye yönelik eleştiriler de artmakta.

CHP Bursa Milletvekili Oktay Sarıbal, bölgede ağaç kesimlerinin başladığını ve bu alanın SİT (doğal sit alanı) kapsamına girdiğini vurgulayarak, “Koruma altında” olduğu belirtilen sulak alanlarda bu tür faaliyetlere nasıl izin verildiğini sorguladı. Sarıbal, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bölgenin nitelikli tarım havzası olduğunu belirterek, “SİT alanlarını, sulak alanları, ormanları ve köylünün topraklarını şirketlere peşkeş çekip talan ettiğiniz her şeyin hesabını soracağız!” ifadelerini kullandı.

Sarıbal’ın paylaşımlarında şu noktalara dikkat çekildi: “Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin’de yer alan sulak alan, SİT bölgesi ve tarım havzası, Cengiz Holding’in faaliyetlerine açıldı. 2022 yılında Cengiz Holding’e ait Port Madencilik, dev maden sahasını satın aldı ve bu rezervin ekonomik büyüklüğü yaklaşık 30 milyar dolar civarında. Şimdi ise Hazar Gölü kıyısındaki Gezin bölgesi, bu maden faaliyetleri için hedef haline getiriliyor.

Cengiz Holding’in kurduğu flotasyon tesisinde üretilecek kimyasal bakır konsantresinin Gezin Tren İstasyonu üzerinden taşınması planlanıyor. Bu kapsamda, 19 Nisan’dan itibaren bölgede iş makineleriyle çalışmalar başlatıldı; ağaç kesimleri yapılıyor ve çevre tahrip ediliyor. Çalışmaların yürütüldüğü alan, Uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı” olarak belirlenen havza sınırları içinde bulunuyor ve 20-23 Şubat 2024 tarihli Resmi Gazete ile ilan edilen SİT alanı içerisinde yer alıyor.

Ayrıca, Elazığ’ın turizm alanı olan Hazar Gölü’ne yalnızca 300 metre mesafede ve nitelikli tarım havzası Bermaz Ovası’nda bulunmaktadır. Coğrafi işaret tesciline sahip Elazığ Geven Balı için önemli olan Geven bitkisi, bu bölgenin merkezinde yer almaktadır.

Bir yanda SİT alanlarına dair kararlar yayınlanırken, diğer yanda aynı bölgede sanayi ve lojistik faaliyetlerine nasıl izin verildiği merak konusu. “Koruma altında” olduğu belirtilen sulak alanlarda ağaç kesimlerine kimlerin onay verdiği sorusu ise cevapsız kalıyor. Hazar Gölü havzasında taşınacak kimyasal bakır konsantresinin çevresel riskleri üzerine bağımsız bir etki analizi yapılıp yapılmadığı da soru işareti. Nitelikli tarım havzasında gerçekleştirilen bu faaliyetlerin, bölgedeki tarıma, arıcılığa ve su kaynaklarına olan etkileri ise hala belirsizliğini koruyor.

Ramsar Sözleşmesi’ne taraf olan bir ülke olarak, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini neden şirketlerin menfaati karşısında göz ardı ettiği de tartışma konusudur. Bir tarafta köylülerin toprakları, çiftçilerin üretimi ve bölgenin su kaynakları; diğer tarafta ise holdinglerin milyarlarca dolarlık çıkarları yer almakta. SİT alanları, sulak alanlar, ormanlar ve köylülerin toprakları üzerindeki bu talana sessiz kalmayacağız.”