Covid’in kökeni tartışmasında yeni belgeler: Bilim insanlarının mesajları ortaya çıktı

Haber gorseli

ABD Senatosu İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, “SARS-CoV-2’nin Yakın Kökeni” başlıklı makalenin yazarları arasında yapıldığı belirtilen Slack yazışmalarını 22 Temmuz 2026’da kamuoyuyla paylaştı.

Telegraph’ın haberine göre belgeler, bilim insanlarının kamuoyuna açıkladıkları sonuçlardan daha ihtiyatlı değerlendirmelerde bulunduğunu gösterdi.

Kristian Andersen, Andrew Rambaut, Edward Holmes, Robert Garry ve Ian Lipkin tarafından hazırlanan makale, 17 Mart 2020’de Nature Medicine dergisinde yayımlandı.

Araştırmacılar, SARS-CoV-2’nin genomunu diğer koronavirüslerle karşılaştırarak virüsün laboratuvarda oluşturulmadığını veya kasıtlı biçimde değiştirilmediğini savundu. Makalede, virüsün doğal seçilim yoluyla ortaya çıkmış olmasının daha olası olduğu değerlendirilirken laboratuvar temelli senaryoların makul görülmediği belirtildi.

ANDERSEN: “BUNU DIŞLAYAMAYIZ”

Yeni yayımlanan yazışmalara göre makalenin başyazarı Kristian Andersen, Haziran 2020’de meslektaşlarına virüsün kökenine ilişkin iki yönde de kesin kanıt bulunmadığını söyledi.

Andersen, virüsün belirli bir özelliğinin laboratuvarda eklenmiş olabileceğinin tamamen dışlanamayacağını belirterek makalenin bu konuda oldukça kesin konuştuğunu, ancak artık bu ifadeye daha az güvendiğini yazdı. Bununla birlikte Andersen, doğal köken senaryosuna inanmaya devam ettiğini de açıkça ifade etti.

Belgelerde Andersen’in laboratuvarla bağlantılı bir köken ihtimaline yüzde 30 olasılık verdiği, Edward Holmes’un ise bu ihtimali önce yüzde 20, daha sonra yüzde 10 olarak değerlendirdiği öne sürüldü. Bu oranlar, bilim insanlarının laboratuvar senaryosunu bütünüyle imkânsız görmediğini gösterdi.

“ÇALIŞMALAR YALNIZCA VUHAN’DA YÜRÜTÜLÜYORDU”

Yazışmalarda Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde yarasa koronavirüsleri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar da tartışıldı.

Andersen, makalede benzer araştırmaların dünyanın farklı bölgelerinde yapıldığının yazıldığını ancak bunun doğru olmadığını belirterek söz konusu çalışmaların özellikle Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde yürütüldüğünü ifade etti. Enstitüde bazı koronavirüs deneylerinin görece düşük biyogüvenlik koşullarında gerçekleştirilmiş olmasından kaygı duyduğunu da dile getirdi.

Bilim insanlarının üzerinde durduğu başlıca konulardan biri, SARS-CoV-2’nin insan hücrelerine girişini kolaylaştıran “fürin kesim bölgesi” oldu.

Andersen, benzer genetik özelliklerin geçmişte koronavirüslere deneysel olarak eklendiğini öğrendikten sonra bazı bulguları kaygı verici bulduğunu yazdı. Holmes ise fürin kesim bölgelerinin doğadaki birçok virüste bulunduğunu belirterek bunun tek başına laboratuvar kökenine kanıt oluşturmadığını savundu.

Yazışmalar, araştırmacıların kendi aralarında yalnızca laboratuvar ihtimalini değil, bu ihtimali zayıflatan doğal köken açıklamalarını da ayrıntılı biçimde tartıştığını gösterdi.

BİLGİ EDİNME BAŞVURULARINA KARŞI YAZIŞMA UYARISI

Senato komitesinin açıklamasına göre belgelerde, bilim insanlarının ABD istihbarat birimleri ve Ulusal Sağlık Enstitüleri yetkilileriyle temasları da yer aldı.

Andrew Rambaut’ın, bilgi edinme başvurularına konu olabileceği gerekçesiyle meslektaşlarına e-posta kullanırken dikkatli olmalarını ve yazışmalarını özenle düzenlemelerini söylediği aktarıldı. Komite Başkanı Rand Paul, bu ifadelerin kamuoyundan bilgi saklanmaya çalışıldığına işaret ettiğini savundu.

Yayımlanan yazışmalar, laboratuvar kazası yaşandığını kanıtlamıyor. Belgeler, makalenin yazarlarının kamuoyuna açıkladıkları değerlendirmelerden sonra da farklı olasılıkları tartışmayı sürdürdüklerini ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2025’te yayımladığı değerlendirmeye göre mevcut bilimsel bulguların ağırlığı, virüsün hayvanlardan insanlara bulaştığı doğal köken senaryosunu daha fazla destekliyor. Ancak gerekli verilerin tamamına ulaşılamadığı için doğal bulaş ve laboratuvar kazası dahil bütün hipotezler incelemeye açık tutuluyor.

yok

Author: Ece Kurt